Yurtiçi lojistiğinde altyapı ‘intermodal’a uyarlanmalı

 

Otomotiv Lojistiği Zirvesi’nde biraraya gelen otomotiv ve lojistikçilerin isteği ortaktı: Yurtiçi lojistiğinde altyapı ‘intermodal’a uyarlanmalı.

 

Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin 27 Mart’ta düzenlediği Otomotiv Lojistiği Zirvesi’nde sektörden önemli isimler, tecrübelerini ve lojistiğin gelişim sürecini öğrencilerle paylaştı.
27 Mart Salı günü Yeni Yüzyıl Üniversitesi Lojistik ve Dış Ticaret Kulüplerinin organizasyonuyla gerçekleşen Otomotiv Lojistiği Zirvesi’nde, sektörün önemli isimleri lojistik alanında Türkiye ve Dünya’daki gelişmeleri anlattı. Salı günü gerçekleşen Zirvede, bugünden çok, sektörün yarını konuşuldu. “Nerelerde eksikliklerimiz var, neler yapabiliriz?” sorusunun cevabı arandı. Sonuç olarak lojistikte Avrupa standartlarına ulaşabilmek için nitelikli eleman yetiştirilmesi, doktora alanları açılması, öğrencilere sektörde staj yapma imkanı sağlanması, lojistik master planı yapılması gibi konuların üzerinde duruldu. Lojistik alanında çalışanların devletten bekledikleri arasında, intermodal taşımacılığın geliştirilmesi için alt yapının iyileştirilmesi, deniz taşımacılığını yaygınlaştırmak için yeni limanlar yapılması, liman maliyetlerinin düşürülmesi, lojistik kanunu yapılması ve konvansiyonel vagon akışının sağlanması gibi konular var.
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İzzet Bozkurt ve İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün açılışını yaptığı zirvede, birinci panelin başkanlığını Mehmet Tanbaş üstlenirken, sözü ilk alan Borusan Otomotiv İthalat Birim Yöneticisi Duygu Asilsan oldu. 2010 yılında otomotiv sektöründe yaşanan patlamadan bahseden Asildoğan’ın ardından, yine Borusan Grubu’ndan Gülten Tekelli ise Yalın 6 Sigma Uygulaması’nı öğrencilere tanıttı. Daha sonra söz alan Tofaş Tedarik Geliştirme Uzmanı Özgür Doğan, lojistiğin ana noktasının alternatifleri bulabilmek olduğunu söylerken, doğa dostu lojistiğe de değinerek, “Tam yeşil lojistik istiyorsak, daha az salınım yapmanın yanında, üretirken de doğaya daha az zarar vermeliyiz” diyerek konuya ilişkin düşüncelerini dile getirdi.
Türkiye’deki demiryolu yetersizliğinin önemine de vurgu yapan konuşmacılar, Polonya’dan Türkiye’ye demiryolu taşımacılığı yapılabildiğini ancak Türkiye içinde bunun gerçekleşemediğini belirterek, devletin 2023 hedefleri arasında on beş bin kilometre demiryolu yapmak olduğunu hatırlattılar.

Otomotiv’de intermodal olmazsa olmaz
ELS Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Yarmalı’nın başkanlığını yaptığı ikinci panelde konuşan GEFCO Lojistik Satış ve Pazarlama Direktörü Zafer Özkök, GEFCO’nun on senedir Türkiye’de olduğunu ve beş yılda iki katı büyüme sağladığını belirtirken, Ekol Lojistik Otomotiv Sektörü Yöneticisi Mehmet Şahintürk ise yeşil lojistikten bahsetti. Kara yolunun daha az kullanılmasıyla birlikte daha az yakıt, daha az CO2 ve NOX salımı gibi çevresel kazanımların yanında; intermodal taşımayı kullanarak operasyonel kazanımların da olabileceğini anlatan Şentürk, lojistik sektörünün güçlü ve zayıf yönlerinden bahsederken, jeopolitik konum itibariyle Türkiye’nin kıtalararası üs olabileceğini, bunun için de stratejinin çok iyi belirlenmesi gerektiğini söyledi. Willie Betz adına söz alan Lojistik Genel Müdürü Süha Karagöl, yaptığı konuşmada lojistik sektöründe yaşanan en büyük sorunun hava şartları olduğunu, bunun için her durumda kriz yönetimine hazır olunması gerektiğine vurgu yaptı. Karagöl, geçen yıllarda Tuna Nehri’nin kuruduğu örneğinden yola çıkarak, böyle durumlarda yapılması gerekenleri öğrencilerle paylaştı. İkinci panelin son konuşmacısı Reysaş Lojistik Stratejik Planlama Direktörü Cem Barış Çimşit, yurt içi intermodal taşımacılığın gelişmesi gerektiğini, bunun için de limanlar, istasyonlar ve araç parklarının yapılmasını belirterek, Detroit’in lojistik önemi üzerinde durdu. “Türkiye’nin Detroit’i Bursa; ama Bursa’da liman yok” diyen Çimşit, “İleriye dönük strateji doğru yapılmalı. Avrupa lojistik haritasına baktığımızda, onlara entegre olmak için hayal edip çalışmalıyız” diyerek sözlerini bitirdi.

Conmar Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı ve Perşembe Rotası Yazarı Dr.Hakan Çınar’ın başkanlığını yaptığı üçüncü panelde, ilk konuşma UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Erkesin’e aitti. Mesleki eğitime verdikleri önemin sonucu olarak birçok kitap yayınladıklarını belirten Erkesin, İzlanda’daki Eyjafjallajökull Yanardağı’nın patlamasının Türk Lojistiği’ne katkısı olduğunu söyleyerek, “Hava yolu dünya genelinde iptal olduğu için Asya’dan gelen mallar Türk tırlarıyla Avrupa’ya taşındı” dedi. Türk lojistiğinde var olan sorunlar nasıl giderilebilir başlığı altında öneriler getiren Başkan Erkeskin, alt yapının mutlaka geliştirilmesi gerektiğini, liman maliyetlerinin düşürülmesini, yeni limanlar yapılmasını, Türkiye’nin mutlaka lojistik master planı yapmasını ve intermodal taşımacılığın geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Son panelin ikinci konuşmacısı LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Mehmet Tanyaş oldu. Yurt dışında sadece lojistik alanında faaliyet gösteren köyler olduğunu söyleyen ve buna Barcelona’daki ZAL Köyü ve İtalya’daki Verona Lojistik Köyü’nü örnek gösteren Tanyaş, Türkiye’de de böyle çalışmaların olması gerektiğini, aksi takdirde ilerlemenin çok yavaş olacağını belirtti.
Demiryolu Taşımacılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Erdin Erengül, konuşmasına, “Lojistiği kim daha iyi yönetirse o öne geçecek” diye başlayarak, sektörün uzman kişiler tarafından yönetilmesi gerektiğinin üzerinde durdu. Demiryolu taşımacılığı ile ilgili konvansiyonel vagonların kullanılmaya başlanmasının, hem avantaj hem de dezavantajları olduğunu söyleyen Erengül, konuşmasını Atatürk’ün sözleriyle bitirdi: “Türkiye’de ekonomik hayatın yüksek gelişmeleri ancak demir yollarıyla olacaktır.”

Lojistik eğitiminde müfredat değişmeli
Son olarak söz alan Uluslararası Nakliyeciler Derneği İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Alper Özel ise sektörde yaşanan sorunlara genel olarak değindi. Özel, lojistik alanında gıda lojistiği, ilaç lojistiği, otomotiv lojistiği gibi alanlar olduğu için bu alanlarda yetkin kişilerin yetiştirilmesinin Türkiye adına olumlu olacağını belirtiyor.
Sektördeki isimlerin öğrencilere verdiği tavsiyelerden en önemlisi yabancı dil bilgisinin gerekliliği oldu. Lojistik sektörü işe alımlarında ilk önce yabancı dil arandığını belirten tüm konuşmacılar, İngilizce’den sonra ikinci bir dil bilmenin önemli bir artı olduğundan bahsetti. Çince, Korece gibi Uzakdoğu dillerinin git gide önem kazandığını söyleyen Alper Özel, iki yıllık lojistik meslek yüksekokulları müfredatının doğru hazırlanmadığını, lojistik okullarında mühendislik hocalarının ders verdiğini çünkü öğretim görevlisi yetiştirilmediğini, bu yüzden de sektörde uzmanlaşmış kişilerin olmadığını belirtti.

 
 
 
 

0 Yorum

 

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu yazmak ister misiniz?.

 

Yorum yazın