Uzakyol ehliyetine lisans diploması şart değil

 

Gemiadamları Yönetmeliği’ndeki değişikliği mahkemeye taşıyan Dokuz Eylül Denizcilik Fakültesi ve DEFAMED’e tepki gösteren PÜSEM Müdürü Boray Konuksever ‘’Yanlışların üzerine inşa edilmiş fikirleri baz alarak, doğrulara yönelmeyi engellemeye çalışanlar var’’ dedi.

Uluslararası areneda EMSA’nın ardından IMO’nun da beyaz listesine giren Türk denizcilik eğitimi ile ilgili içerideki kavga büyüyerek devam ediyor.  Denizcilik Müsteşarlığı’nın MYO mezunlarına verdiği hak Denizcilik Fakültesi Mezunlar Derneği ve 9 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nin tepkisini çekti. İki kurum da yçnetmelikteki değişikliği mahkemeye götürdü. Karşı ilk tepki DTO Meclis Başkanı Cengiz Kaptanoğlu’ndan geldi. Çok sert çıkış yapan Kaptanoğlu’nun ‘Gökkubbeyi başlarına yıkarım’ sözleriyle başlayan tepkisi geçen hafta gazetemizde de yer almıştı. Bir tepki de Piri Reis Üniversitesi Sğrekli Eğitim Merkezi Müdürü ve GASM Başkanı Boray Konuksever’den geldi. Denizcilik eğitiminin bir lisans eğitimi olmadığını bir sertifika eğitimi olduğunu söyleyen Konuksever, ‘’Eğer mahkeme bu eğitimleri veremezseniz derse ve yönetmeliği iptal ederse, ben de onlara GASM Başkanı olarak mahkeme açacağım; Lisans diplomasını göstermeyeneleri sınavlara almıyorum diyeceğim’’ şeklinde konuştu.

Piri Reis Üniversitesi’nin eğitim merkezi olan PÜSEM’in Denizcilik Müsteşarlığı’nın onayı ile fakülte adına eğitim verdiğini söyleyen Konuksever, merkezde yüzlerce denizciye IMO 7.0.1 ve çeşitli sertifika kursları verdklerini belirtti. Çok kaliteli ve ciddi bir eğitim verdiklerine inanan Konuksever ‘’Türkiye’de denizcilik eğitimi veren okullardaki eğitmenlerin % 46’sı bu okulda eğitim veriyor ve en iyi eğitmenler de bu okulda. Ben garanti veriyorum bu okuldan ve eğitim merkezinden mezun olan denizici yabancı armatörün gemilerinde rahatlıkla çalışır’’ dedi.

PÜSEM’de verilen intibak eğitimleriyle ilgili bilgi veren Müdür Yardımcısı Nazif Özdavdeviren ise konuşmasını şöyle sürdürdü: ’’İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği bölümüne yüksek puanlarla öğrenci alınmış ve eğitim sürecünce denizcilik ile ilgili temel bilgiler verilmiş ama işletme mühendisi olarak mezun edilmişler. Bundan dolayı yeterlilik sınavlarına giremiyorlardı.  Denizcilik Müsteşarlığı bu öğrencilerin ilave bir eğitimle sınavlara girebilmeleri için yönetmelikte bir değişiklik yaptı. Biz de bu öürenciler için bir eğitim programı hazırladık. Bu sırada Denizcilik Müsteşarlığı da meslek yüksek okullarına benzer bir hak verdi. Çünkü denizcilik fakülte ve yüksekokulların ile MYO’ların denizcilik eğitimleri hemen hemen aynı. Meslek yüksek okulundan mezun olup vardiye zabiti olan öğrencilerin lisansa göre sadece bir dönem eksiklikleri var. Müsteşarlık aradaki bu eksik dersleri verelim ve uzakyol sınavlarına girsinler dedi. Ayrıca lisans okuyan öğrenciler lisans diploması almadan 5.sınıf sonunda sınavlara girip uzakyol vardiya zabiti olabiliyorlar. Biz de İstanbul Ünivesitesi ve meslek yüksekokul mezunları için ayrı programlar hazırladık.’’

STCW’de uzakyol ve 3.000 Grt diye bir sınırlandırma olmadığının altını çizen Konuksever de ‘’Temelde iki büyük yanlışımız var. STCW’de uzakyol ve 3.000 Grt/Kwt diye bir sınırlandırma yok. Sadece 500 Grt diye bir sınırlama var. Bizim de kabul ettiğimiz uluslararası STCW sözleşmesinde lisans eğitimi şartı da yok. Bunları biz yaratmışız. 60 denizcilik lisesi ve 10’a yakın MYO’dan mezun olan binlerce denizcinin 500 Grt ile 3.000 Grt arasında sıkışıyorlar. Bu tonajda kaç gemi kaldı ki!’ diye konuştu.

‘’Benzer bir hak zaten var’’

MYO mezunlarının uzakyol yeterliliğine geçmek için halihazırda haklarının olduğuna dikkat çeken Konuksever ‘’Bir MYO veya denizcilik meslek lisesi mezunu, 20 ay denizde çalışıp ingilizce sınavına girip arkasından GASM’ın sınavlarında başarılı olursa uzakyola geçebiliyor. Zaten böyle bir hakları vardı. Ayrıca bu denizciler 1.Zabitlik için yeniden kursa gelip IMO 7.0.1 eğitimini almak zorunda. Sadece Müsteşarlık, deniz hizmeti yerine eğitim düzenlemesi getirmiş ve ikisinde de ingilizce şartı var.’’

İTÜ DF dışındakilerin yaşama şansı yok mu?

MYO mezunları ile lisans mezunları aynı haklara sahip olmadıklarını ve birbirine karıştırıldığının altını çizen Konuksever şunları söyledi: ‘’Bütün MYO’ları ve kurları kapattık sayalım. Çünkü İTÜ Denizcilik Fakültesi bu okulları yok sayıyor. Fakültenin kapasitesi ise 240. Bu mezunlardan kaç tanesi gemiye gidecek ve kaç tanesi karada çalışacak? Bütün bu ihtiyacı 240 mezunla mı karşılayacaksınız?  Denizcilik Fakültesi mezunu olmayan biri İDO’ya giremez, bazı armatör şirketler ve gemilerine giremez. Fakülte mezunu olmayan hiç kimse Denizcilik Müsteşarlığı üst makamlardan bir yere giremez, bağlanmıştır çünkü. Bir MYO mezunu kılavuz kaptan olmaz. Kamuya iş alımlarında lisan mezunları tercih ediliyor. Bu nedenle MYO mezunları aslarnlar gibi denize giderler.

###kutu###

‘’Kendi eğitimlerinin iptalini istiyorlar’’

Yanlışların üzerine inşa edilmiş fikirleri baz alarak, doğrulara yönelmeyi engellemeye çalışanlar olduğunu ifade eden Boray Konuksever, ‘’Biz dünyaya gemiadamı ihraç etmenin yolarını arıyoruz. Armatörlerin yabancı gemiadamı çalışmalarının önüne geçmeye çalışıyoruz. Benden başkası yaşamasın, armatörle masaya oturduğumda yumruğu masaya ben vurayım anlayışı ile olmaz’’ dedi.

Davada dikkat çeken bir başka nokta olduğunun altını çizen Konuksever Şuanda kendi verdikleri eğitimlerin iptallerini de istiyorlar. Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ile Arkas, üniversitelerin makine mühendislik bölümlerinden mezun 27 öğrencinin, intibak eğitimle uzakyol ehliyet sınavlarına girmelerine imkan sağladılar. Denizcilik okullarından mezun olmamalarına rağmen. Çok da iyi oldu ve bir çığır açtı. İTÜ Denizcilik Fakültesi de bu bağlamda altıncı kursunu geçen hafta açtı. Oysa iptalini istedikleri yönetmelik bu eğitimleri de kapsıyor’’ diye konuştu.

 
 
 
 

6 Yorum

 
  1. kpt. diyor ki:

    merhabalar,
    sayın konuksever in bu acıklamalarını inceledigim zaman asker kokenli oldugundan lisans egitiminin onemini bilmedigini ve ticari gemi isletme konusunda bilgi sahibi olmadiginı anlıyorum eger lisans egitimi zaruri degil ise bütün fakülteleri ve myo lar kapatalım boylece püsem-tüdev gibi kurs merkezlerinin müşterisi cogalsın. bu fikirden hareketle hemsirelerede fark derslerini verip doktor yapalım.
    bunların hepsi sacmalık.
    saygılar

    • Gökhan diyor ki:

      Yapmayın allah aşkına dediği gibi itü df dışındakilerin yaşamya hakkı yok mu onlar ilerleyemez mi yani ??

    • Bariskaptan diyor ki:

      Burasi Turkiye Cumhuriyeti.Ne birlesik krallik, ne abd ne de fransa.Model olarak gosterilen diger gelismis ulkelere gore kiyaslandiginda, burada ogrenciler, hayallerindeki meslege sahip olamiyor.Lise mezuniyeti sonrasi yapilan universitesilere giris sinavinda alinan puana gore sekilleniyor insanlarin kariyerleri.Cunku is firsatlari sinirli olan bir ulkede bir eleme yontemi olmali.Ve bu eleme yontemi parasi olan-olmayan seklinde degil, lise egitimi sonrasi kim daha cok basarili olmus, kim neyi haketmis seklinde olmak zorundadir.Nasil disaridan kursa gidilip universite okumadan Doktor, ogretmen avukat gibi mesleklere sahi olunamiyorsa, iste uzakyok vardiya zabitligi gibi bu saydiklarimdan asagi olmayan bir meslege disardan para odenerek sahip olunamaz.”Kurs acilmasinin yolunu kolaylastirmak isteyenlerin amaci denizcilige hizmet degildir”.(Bu kisilerin amaci, kursiyer sayilarini cogaltarak, kendi cuzdanlarini genisletmektir).Bu, zaten yeterince geride olan Turk Denizciliginin kotuye gitmesinden baska bir etkiye yol acmayacaktir.Bu tur uygulamalarin altinda, zaten hakedilen seviyenin cok altinda olan denizcilerin maaslarinin, daha da alt seviyeye cekilerek, isverenlerin ve kurs sahiplerinin ekmegine yag surulmesi amaci gudulmektedir.Ulkemizde devlete bagli uzakyol vardiya zabiti adayi yetistiren pek cok fakulte acilmistir son yillarda.Kimsenin kursa ihtiyaci yoktur.Vardiya zabiti acigi hic yoktur.Gereksiz yere, fazlasinda acilmis ve para kaygisindan baska bir vizyonu olmayan bu kurslarin azaltilmasi hatta kapatilmasi gerekmektedir.Zaten akli olanin gayret ettigi surece 4 yillik fakultelerden birine girebilecegi unutulmamalidir.Bu kaliteyi daha da yerle bir etmeyelim.

      • Ö.Saygun Akdağ diyor ki:

        Pardon, birşey merak ediyorum, denizcilik eğitimi veren, paralı olmayan, benim bildiğim 3 devlet üniversitesi var, öğrenci alımları en fazla 300 kişi olsun ki o kadar bile değil, puanları benim dönemimde 580-660 arası idi(1995-96), şimdi, benim üniversite imtehanına girdiğim sene, okulumu 2.lik ile bitirmiştim, 2 senede liseyi tamalamıstım ek dersler ile. burdan çıkarım, başarılı bir öğrenci idim, benim üniversite imtahanına girdiğim sene 1,2-1,5 milyon yeni mezun lise öğrencisi imtehana giriyordu, bizim dönemde üniversite imtehanları loto dan farksızdı, keza öys den aldığın puana göre değil, girmeden önce tahmini kazanabilecegin yerleri sıralar ve yazardın, buna göre 6. tercihine kadar uzanan bir liste bulunursu, ben kendi adıma denizcilik okuman istiyordum, 1. tercihim bu olmalı idi, ancak gireceginiz üniversite 2. tercihinizden daha düşük puanlı olmamalı, hali ile 1. tercihinizi 5. tercihinize yazmanız gerekiyor, ha durum böyle iken öys sonrası loto dan kazananlar ki 1,2-1,5 milyon da 2000 kişi, dikkatinizi çekerim 2000 kişi, kaçı istediği üniversiteye girdi bir tahmin edin. şimdi bu durumu gördünüz, yaşadınız, hepimiz yaşadık, o üniversitede hic mi yoktu yanında sınıfında, o bu mesleği bırak yapmayı, yanına bile gelmeyecek olan? digerleri ne oldu? ne hakkından bahis ediyorsunuz allah aşkına? ha diyorsunuz ki diğer bir milyon dört yüz doksan sekiz bin insan hak etmedi, bu yüzden giremedi? kac sene boyunca ardı ardına üniversite imtahanına girebileek bu cocuk? hic mi tanımadınız meslegini icra etmeyen insan? çok sevdiğim bana bu mesleği öğreten sevgili abim “ali serdar demirbaş” ın söylediği sözü hatırlarım, her defasında bu mesleğin kalitesi hakkında konuşan yobazlara, “Gemisini kurtaran, yöneten, personelini el üstünde tutan ve kazanandır kaptan, yoksa aydan gelse vız gelir tırıs gider.” unutmayın, kulağınıza küpe yapın, eşek e altın semer vursan eşek eşeklikten çıkmaz, bir kağıt parçası adamı/hatunu kaptan etmez, ha derseniz ki, bu mesleği icra edecek olanların okullarındaki sistemler yanlış, abi kardeşlik sistemi gibi bir sistem oturtmalı, birbirini desteklemeli, kültür arttırıcı yönlendirme olmalı, o zaman haklısınız derim. ama diğer türlü bariz bir hayal kırıklığısınız.

  2. Cosalev H. diyor ki:

    Ben dünyadaki özellikle önder denizcilik ülkelerinin sistemlerine bir göz attım ve aslında eğitim konusunda atılan bu adımın ilk olmadığını gördüm.Dünyanın en iyi denizci ülkesi dediğimiz ülke Birleşik Krallıkta bu durum inanılmaz ayrıntı ve mükemmel bir sistemle ilerletilmiş.Öyle ki tüm eğitim veren okullar yeterliliklerine göre sınıflandırılmış ve siz bir model kursun da en alt pazlarından çıkıp sırasıyla sınırlı uzakyol ve lisans hatta ve hatta PhDye kadar yolunuza çıkabilecek engelleri kaldırmışlar.Bu inanılmaz bir sistem yani siz çıkın bir model kurstan sonra belirtilen staj süresi ve kriterleri tamamladıktan sonra uzakyol kursuna ordan da lisans hatta ve hatta yüksek lisansa geçebiliyorsunuz.İşte milli irade budur ben bu ülkenin bir ferdiyim ve beni yönetenler önümdeki engel ve prosedürleri kaldırabilmelidirler.Denizcilik bu biçimde en ilerde dünyada şimdi bize bakalım daha ilk adım atıldığı anda eleştiriler lafından menkul bu biçimde bir yere varamayız bu bizi daha da geriletir.Bakın bugün Yüksek Denizcilik tarihini herkes bilir peki dünyanın en köklü denizcilik okullarının tarihini açın bakın işte bir eğitim kurumu model olarak insan gibi yaşamsal fazlara sahiptir çocukluk dönemi ergenliği ve yetişkinlikği.Britanyadakilerin hepsi zamanında kısmi kurstu sonra büyüyerek ki büyümeleri kapital çerçeve ile orantılı Yüksek Denizcilik Sertifikası-Diploması sonra Kolej ve nihayetinde PhD verip eğitimde liderler bakın bugün Nautical Science da PhD bir okul veremiyor.Prof.Capt. ünvanı birkaç kişide var.İşte o zaman eğitim ileri diyemezsiniz eğitimimiz ileri değil.Bu eskiden bir zumrenin elindeydi şimdi bu durum tam demokrat biçimde yeterlilikler arası geçiş engeli kaldırılıyor ve umuyorum tamamen MCA da belirtilen sisteme geçeriz ancak kimse de övünmesin halen geriyiz.Burdan üstadımı tekrar tebrik ediyorum.Ayrıca yukarıdaki beyfendinin yazısına da iki şekilde katılmıyorum biri kurs merkezi kavramından dolyı diğeri de bir kurum ayakta kalmak için elbette kapital desteğe ihtiyacı vardır günümüzde ayrıca yine bakın Devlet hazinesine bir devlet okulunun külfeti ne kadar tutuyor işte bakın özel eğitim kurumlarına vergi vererek katkıda bile bulunuyorlar.Umuyorum bu tartışmalar denizciliğimizin gelişimine hizmet eder yoksa yapılan herşey nafile.Saygılarımla.

  3. cn diyor ki:

    boray konuk sever iyi bir hocadır fakat boyle bir hatta nasıl yaptı anlayabilmiş değilim umarım bu dava sonuçlanır bu iş boyle biter

 

Yorum yazın