Logitrans, yabancı katılımcıyı ikiye katlıyor

 

Fuarın açılmasına üç ay kala yerlerin neredeyse tükendiğini söyleyen Logitrans Transport Lojistik Fuarı Müdürü Altınay Bekar,  “Bu hem bizim için hem de Türkiye fuarcılığı için çok büyük bir başarı.  Biz yurtdışından özellikle ziyaretçi yoğunluğu beklerken, katılımcıların ilgisi çok arttı. 12 ülkeden 18 katılımcımız var. Rusya, Romanya İran ve Letonya, Polonya gibi ülkelerden katılımcılar var. Sayıları da git gide artıyor. Geçen sene katılımcı firma bazında, yabancı katılım oranı yaklaşık yüzde 10-15 civarıydı. Bu sene bunun yüzde 20-25 oranında olacağını görüyoruz. Bu sayı daha da artabilir” dedi.

EKO fuarcılığın çıkış noktasına değinen Bekar, konuyla ilgili şunları kaydetti: “EKO fuarcılık sektörel yayınlar alanında uzmanlaşmış olan Aysberg’in bir kardeşi.  Şirketimiz, Aysberg Basın Yayın ile PR ve iletişim konusunda çok saygın bir yere sahip olan Mese İletişim Danışmanlık Şirketi ortaklığında kuruldu.  Aysberg’in zaten 25 yıllık bu sektörde bir deneyimi vardı.  Buradan kaynaklanan sektörel birikim, kontaklar, sektörde böyle bir fuara duyulan ihtiyaç ve Mese’nin organizasyon yetenekleri bir araya geldi ve EKO Fuarcılık doğdu. 2004 yılından sonra da EKO bağımsız bir şirket olarak operasyonlarına devam etti.  Şirketimiz, Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı alanlarda genel ve ihtisas fuarları da düzenliyor.”

100 firma ve 400 marka buluşuyor

Fuarın katılımcı profili taşımacılık ve lojistik alanındaki aktörlerden oluşuyor. 4 Kasım’da düzenlenecek fuara, karayolu taşımacıları, lojistik şirketleri, demiryolu ve denizyolu acenteleri, havayolları, liman otoriteleri, tedarik zinciri yöneticileri, sigorta ve finans kurumlarından oluşan 100 firmanın katılmasını hedefliyor. Fakat her firma 4 marka ile katılıyor. Türkiye bir pazar olmasının ötesinde,  bir köprü olduğunu söyleyen Bekar, “Burada çok kritik bir şey de var. Aslına bakarsanız üretim doğuda, tüketim ise batıda. Bunun arasında bir lojistik köprüsü var.  Türkiye bunun ortasında merkez olma hedefi ile ilerliyor. Münih’ten Şangay’a kadar baktığımız zaman fuar alanında iddialı olabilecek olan ve dünyada konuşulan tek fuar Logitrans aslında. Logitrans dediğimiz zaman sektörün bütün isimleri artık 4 Kasım tarihinde lojistik sektöründe istediği kişiye ulaşabileceğini biliyor.  İnsanlar Türkiye’de daha rahat bir buluşma ortamı yakalıyor. Ortadoğu’daki insan Almanya’daki fuarı ziyaret etmek için çok ciddi bir vize sıkıntısı ile karşı karşıya, ama son dönemde vizelerin kaldırılması Suriye, Lübnan, Ürdün gibi ülkelerden ilgiyi de artırıyor.  Çok rahatlıkla Türkiye ye gelebiliyorlar. Bir de Arap dünyasının alışkanlıkları var. Geldiği yerde kalma, kültür, yemek, dinsel kaygılar Doğu ile batıyı buluşturma noktasında İstanbul veya Türkiye’nin büyük avantajı var” şeklinde konuştu.

“Sektörün gelişmesi için fuarlar şart”

Sektörün gelişmesi noktasında en önemli etkenlerden birinin de fuarlar olduğunu ifade eden Bekar, bu konuda da şunları söyledi: “Sektördeki gelişmeleri, kaydedecek, izleyecek, aktaracak ve sektörü daha da ileri götürecek bir takım sosyokültürel etkinlikler lazım. Örneğin; bir sektörün mutlaka yayınları olması gerekiyor. “Perşembe Rotası” da bunların başında geliyor.  Bir sektörün kendine özgü yayınları olmadan o sektör bilgi iletişimi içerisinde bulunamaz.  Bizim sektörümüze baktığınız zaman bu alanda kendini kanıtlamış çok ciddi yol kat etmiş 20’ye yakın sektörel yayın görüyorum ben.  Bu güzel bir rakam daha da artacağını düşünüyorum. Onun ötesinde üniversitelerin de desteği ile konferanslar ve paneller düzenlenmeli. Fakat en önemlisi sektörün ve yayınların bir araya gelebileceği ve bilgi alışverişinde bulunabileceği fuarların düzenlenmesi gerekiyor. Türkiye’de uzun yıllardır bir fuarcılık var.  Ama birçok alanda olduğu gibi fuarcılıkta da alacak yolumuz var. Bu konuda deneyimi olan batı ülkelerinden alacağımız çok fazla ‘know how’  var. Bunları sentezlememiz gerekiyor.  Fuar organizatörlerinin bu anlamda sektörü çok iyi bilmeleri gerekiyor. Avrupa’ya baktığımız zaman örneğin fuarcılıkta çok gelişmiş olan Almanya’da daha fuarın yapılacağı şehre girer girmez yönlendirme yol tabelaları vardır. Fuarların tanıtımı burada başlar. Metro istasyonunda özel hatlar vardır. Belediyenin sağladığı özel imkânlar vardır. Restorana giresiniz kapısında tanıtımlar vardır. Ve bunlar tamamen gönüllü yapılan çalışmalardır. Biz bu koşulları ne kadar güzelleştirirsek ne kadar kolaylaştırırsak, katılımcıları bir daha çağırma imkânımız çok yüksek. Ayrıca kamu sektörünün fuarcılığa daha fazla önem vermesi gerekiyor.  Fuar turizmini görmesi lazım. Bu anlamda biraz daha fazla adım atılırsa sektör rahatlayacak, katılım ve gelir de artacak.  Bizim Türkiye fuarcılık sektörü olarak pazarı tamamen yurtdışının eline bırakmak gibi bir niyetimiz yok. Mutlaka işin içinde olacağız. Yurtdışı işbirlikleri olacak ve gelişecek.  Artık dünyada sınırlar kalkıyor.  Daha yolumuz var ama iyi bir yolda gidiyoruz. Yasalardaki bir takım aksaklılar da giderildiği takdirde, 10 yıl sonraki fuarcılığımızda dağlar kadar fark olacağına inanıyorum.”

 

 
 
 
 

0 Yorum

 

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu yazmak ister misiniz?.

 

Yorum yazın