IMO çevreyi, armatörler maliyeti düşünüyor

 

Uluslararası Denizcilik Örgütü IMO, insan sağlığı ve deniz çevresini dikkate alarak her geçen gün yeni kuralları yürürlüğe sokuyor. Gemi bacalarının yaydığı emisyon oranlarının düşürülmesi, balast suyu yönetimi ve gemi geri dönüşüm konvansiyonu bunlardan sadece birkaçı.

Yeni konvansiyonlar gemi işletmeleri için ek bir maliyet anlamına geliyor, ISM ve ISPS gibi. ISM’in gemi işletmeciliğine kazandırdığı çok şey olsa da ISPS’in gerekliliği altı yıl geçmesine rağmen hala tartışmaya açık. Terörizm tehdidine karşı yapılan yatırım ve önlemler korsanlar için yapılsaydı  çok daha sağlıklı olabilirdi.

Gemi bacalarının yaydığı zararlı gazların azaltılması ve balast yönetiminin, çevre güvenliğine olumlu katkılar sağlayacağı tartışılmaz. Ancak IMO’nun 2013’te yürürlüğe koymak istediği ‘Gemi Geri Dönüşüm Konvansiyonun’ işlevliği şimdiden tartışılmaya başlandı.

TMMOB Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası ve Germanischer Lloyd’un birlikte düzenlediği ‘Gemi Geri Dönüşüm’ seminerinde ‘gemilerin emniyetli ve çevreye uyumlu sökümünü içeren IMO konvansiyonuyla ilgili bilgiler verildi.

Adı geçen konvansiyonun daha erken yürürlüğe girmesi için ülkeler arasında görüşmeler dahi başladı. Avrupa Birliği de bu konvansiyonun bazı yaptırımlarını kendi mevzuatına alma çalışmaları var. Avrupa’nın yürürlüğe girmesi için çok istekli olduğu bu konuya Asya ne kadar sıcak bakıyor? Çünkü bahsi geçen konvansiyonun yürürlüğe girmesi için, gemi sökümünde pazar payını elinde bulunduran Hindistan ve Çin gibi ülkelerin de bu konvansiyonu imzalaması gerekiyor.

Bu konvansiyonun yürürlüğe girmesi için dünya ticaret filosunun grostonu olarak % 40’ını temsil eden en az 15 ülke tarafından imzalanması gerekiyor. Bunu imzalayan 15 ülkenin de aynı zamanda dünya geri dönüşüm kapasitesinin % 50’sini oluşturması şart koşulmuş. Bu konvansiyonla birlikte gemi işletmelerinin artık bir de gemi geri dönüşüm envanteri hazırlaması gerekiyor. Hiç şüphesiz bunlar da armatörün running cost’a yazacağı ek bir maliyet kalemi demek.

Piyasaların iyi gittiği dönemlerde bu tür yeni konvansiyonların yürürlüğe girmesi ve gemi sahiplerinin uyum sağlamaları daha rahat olabiliyor. Fakat piyasalar kötü giderken, değil yeni kurallar mevcut yaptırımlar bile göz ardı edilebiliyor. Navlunların işletme maliyetlerinin altında kalması nedeniyle giderlerini düşürmek isteyen armatörlerin, gemilerini güvensiz sigorta kulübü, ucuz klas ve bayrağa geçirmesi gibi. Özellikle küçük tonaj ve yaşlı gemilerin yük bulmakta zorlanması veya düşük navlunlara çalışması, son dönemlerde bu tür gemi sayılarının artmasına neden oldu. Bu, Boğazlarda meydana gelebilecek bir gemi kazasının yarattığı kirliliğin temizlenmesi ve enkazın kaldırılması için devlet bir muhatap bulamayabilir anlamına geliyor.

Armatörler, gemilerin pervanelerini döndürebilmek için alternatif çözümler üretirken, IMO’nun gemi işletmelerine getireceği ek maliyetleri içeren konvansiyonların ne kadar sağlıklı uygulanabileceğini de yine zaman gösterecek.

 
 
 
 

0 Yorum

 

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu yazmak ister misiniz?.

 

Yorum yazın